Buradasınız: Anasayfa » Aile » Öfke nedir? Nasıl Kontrol Edilir?
Öfke nedir? Nasıl Kontrol Edilir?

Öfke nedir? Nasıl Kontrol Edilir?

öfkeli adam

Amerikan filmlerinde sıkça geçen bir cümleye takıldı kafam. Hani asıl adam veya yolunu şaşırmış bir gariban edasıyla, kahramanımız sert ve  kavgacıdır. Böyle fevri çıkışları olduğunda “Senin öfke kontrolü problemin var.” der etrafındakiler. Öfke kontrol merkezlerinde halka bedava verilen kurslar dahi vardır. Toplum hizmet cezaları yanında o kurslara giden kişiye problemini çözdü gözüyle bakılır. Orası Amerika. Bizim Türkler de öfkeyi nasıl çözer; hepimiz biliriz. Öfkelenmek gibi son derece doğal bir tepkiyi, ama öyle, ama böyle, bir şekilde her insan oğlu dışa vuruyor. Oysa öfkelendiğimizde bize neler oluyor, hiç merak ettiniz mi? Öfkenin tanımı nedir? Nasıl kontrol edilebilir? Bu sorulara dair bulduğum yanıtları dilim döndüğünce  sizlerle paylaşmaya çalışacağım.

öfke

Öfke; doyurulmamış isteklere, istenmeyen sonuçlara ve karşılanmayan beklentilere verilen, son derece doğal, evrensel ve insani bir duygusal tepkidir. Son derece normal ve yaşamın sürdürülmesi için gerekli bir duygudur. Yani çoğu durumda sinirleri alınmış insan şeklinde davranamadığımız için kendimizi pek de suçlamamalıyız. Öfke duygusal bir tepkidir. Duyguları olan her bireyin yaşadığı bir duygudur.  Üstelik etrafa karşı uyarıcı bir işarettir. Olumsuz bir durum algılandığında çevredekileri uyarmaya, onları korkutmaya veya onlara saldırmaya yönelik hissedilen duygusal bir durumdur. Biraz iç güdüsel de denilebilir. Sınırlandırılabildiği sürece sağlıklıdır ve işe yarar.  Hani ‘kontrolsüz güç, güç değildir.’ denir ya… Kontrol edilmediğinde kişinin kendisi ve en önemlisi de çevresindekiler için zararlı olabilir. Öfkeyi doğru şekilde ifade edebilme becerisine “öfke kontrolü” denir.

öfke kontrolü

Öfkenin sağlıklı şekilde kontrol edilebilmesi adına mutlaka belli koşulların sağlanabilmesi gerekiyor. Evvela öfkelendiğimizde, bunu inkar etmemeliyiz. Hele ki öfkeyi bastırmak, çok daha sağlıksız sonuçlara yol açacaktır. O halde öfkenin hissedilen bir duygu olarak kişi tarafından kabul edilmesi ve bu öfkenin nedeni, nasılı irdelenerek, iyice tanınması evladır. Öfkeyi bir şekilde ifade etmek, giderilmesi yolunda atılacak en önemli adımlardan biri olarak değerlendirilebilir.

kızgın çocuk

Özellikle çocukluk çağlarında temelleri atılan öfkenin, çocuk büyüdükçe kontrollü bir şekilde ifade edilmesi öğretilmelidir. Her çocuk kızar, bağırır, sesini yükseltir, ağlar, bazen tepinir ve küçük krizler geçirebilir. Bu gibi davranışlar, çocuk engellendiğinde, istediği olmadığında ya da hoşuna gitmeyen bir muameleyle karşı karşıya kaldığında oluşur. Bu gibi durumlarda ise; yapılacak en doğru hareket ortamı daha fazla germemek adına çocuğu dinlemek, gerektiğinde son derece sakin bir ses tonuyla konuşarak onu şiddet içeren davranışlarından uzaklaşması yönünde telkinlerde bulunarak, sorununu konuşma yoluyla çözmesine doğru yöneltmeye çabalamak olacaktır. Üstelik, çocuk eğer bir kez öfkelendiğinde aşırı sert ve utandırıcı davranışlar sergilediği için ailesinin bezdiğini ve dediklerini yaptığını görmüşse, bu “öğrenilmiş” davranışı ileriki yıllara maalesef taşıyacaktır. İlgisi dağıldığında çocuk elbette sakinleşecektir ama bu gibi davranışlar mutlaka ciddiye alınması ve nedenleri incelikle araştırılması gereken davranışlardır. Ama olgun çağa gelmiş bir bireydeki şiddete varan öfke yansımalarının çözümü için atılacak adımları, konusunun uzmanı olan kişilerden öğrenmekte yarar görüyorum.

Bana göre,  sorunlarla büyümüş olan bir yetişkini düzeltmeye kalmak, bebeklikten yetişkinliğe doğru uzanan çocuk büyütme macerasında hepimizin çocuklarımızı yetiştirirken yaşadığı  çeşit güçlüklerle mukayese edildiğinde, çok daha kolay zor bir iş. “Ağaç yaşken eğilir.” burada son derece geçerli bir atasözü galiba. Hepimize sabır ve sevgi sayesinde her türlü öfkenin kontrol edildiği bir dünya diliyorum.

Hakkında Seda

Seda
Seda düşünmeyi, üretmeyi ve paylaşmayı sever. Mutlu olmak için çalışır. Hayatı ve kendini sorgular. “Neden?”ler kadar, “Nasıl”lar peşindedir. “An”ları yakalamak ve yaşamak gerektiğine inanır.

Cevapla

Scroll To Top