0 comments

Gebelik ve Karpal Tünel Sendromu

By Berna Yargıç

annelik, gebelik, sağlık

Gebelik süresince meydana gelen hormonal değişikliklerden tüm organlar gibi ellerimiz de etkileniyor. Özellikle her üç anne adayından ikisinde “karpal tünel sendromu” adı verilen ve elleri ciddi anlamda yoran bir süreç dikkat çekmekte. Gebeliğin son aylarında ve lohusalık döneminde sıklıkla karşılaşılan bu durum uzun vadede de kalıcı etkiler bırakabiliyor. Konuyla ilgili yapılan yeni çalışmalarda, doğumdan üç yıl gibi uzun bir süre geçmesine rağmen annelerin yüzde 85’inde hastalığın devam ettiği gözlenmiş. Bu bilgiler, gerek gebeliğin son üç ayında gerekse doğumdan altı – on iki ay sonra detaylı bir el-el bileği muayenesinin mantıklı olduğunu düşündürüyor.

 

[highlight]SEBEBİ NEDİR?[/highlight]
Ellerimizin çalışmasını ve hissetmesini üç ayrı sinir sağlar. Bunlardan birisi olan medyan sinirin el bileği çevresinde içinden geçtiği dar bir tünel mevcuttur. Bu tünele karpal tünel adı verilir. Tünelin daralması veya içerisindeki basıncın artması, medyan sinirin sıkışmasına neden olur (resim 1). Bu sıkışma nedeni ile ortaya çıkan sıkıntı ve şikâyetlere “karpal tünel sendromu” adı verilir.

 

Hastaların büyük çoğunluğunda esas sıkıntı sinirin altından geçtiği bağın aşırı kalınlaşması ve sinire baskı yapmasıdır. Gebelik sürecinde ise sinirin üzerinden geçen bağın kalınlığının normal olduğunu, fakat tünelin içinde ödem oluşması nedeni ile median sinirin sıkıştığını görürüz (basınç artışı). Gebelik ve emzirme döneminde ortaya çıkan hormonal değişiklikler, ödem (dokularda su toplanması) ve hacim azalmasına dolayısı ile karpal tünel hastalığına neden olabilmektedir.

 

[highlight]BELİRTİLER[/highlight]
Karpal tünel sendromunun üç ana belirtisi vardır: Ağrı, karıncalanma ve uyuşma. Karıncalanma ve uyuşma hissi başparmak, işaret parmağı ve orta parmakta meydana gelir. Uyku halindeyken el bileği bükülü olduğu için belirtiler genellikle gece ortaya çıkar. El bileğinin bükülü olması karpal tüneldeki hacmi azaltır ve bulguların artmasına neden olur. Uyuşma ve karıncalanma hissi genellikle uykudan uyandırır; hasta elini sallama ihtiyacı hisseder. Daha ileri aşamalarda etkilenen kasların güçsüzleşmesi ile beceriksizlik (örn. düğme iliklerken), eşyaların elden düşürülmesi, kavrama gücünde azalma ve başparmak yanındaki kaslarda erime gözlenebilir.

 

[highlight]GEBELİKTE SÜREÇ[/highlight]
Gebelik süresince karpal tünel hastalığının ne sıklıkla gözlendiği hep merak konusu olmuştur. Bu amaçla son 50 yılda konu ile ilgili yapılan 120’ye yakın çalışmanın verileri bir araya getirilmiş ve sonuçta her üç gebelikten ikisinde karpal tünel hastalığının gözlendiği tespit edilmiştir (% 62).

 

Doğum sonrasındaki ilk iki hafta içerisinde hızlı kilo kaybı ve ödemin çözülmesine paralel olarak her dört hastadan üçünde (% 75) ağrı ve diğer bulgular yatışmaktadır. Bu nedenle tedavinin ilk aşamasında hedef doğum sürecine kadar hastanın şikâyetlerinin azaltılması ve rahatlamasını sağlamaya yöneliktir.

 

Son çalışmalarda dikkatleri çeken bir diğer önemli bilgi, doğumdan uzun bir süre geçtikten sonra hastalığın nasıl bir süreç izlediği ile ilgili. Gönüllü kişilerde doğumdan bir ila üç yıl sonra EMG adı verdiğimiz test ile yapılan ölçümlerde, şikâyetlerinin geçtiğini belirten hastaların % 85’inde hastalığın büyük bir oranda devam ettiği gözlenmiş. Bu bilgiler, doğumdan altı –on iki ay sonra detaylı bir el-el bileği muayenesinin mantıklı olduğunu düşündürmekte.

 

[highlight]TANI NASIL KONUR?[/highlight]
Tanı için hastanın şikâyetlerinin dikkatle dinlenmesi ve detaylı muayene yeterlidir. Nadir de olsa bazı endokrin ve romatizma hastalıklarının ilk bulgusu karpal tünel sendromu olabilir. Bu durumda gerekli laboratuar testleri istenir. Tanının doğrulanması için genellikle Elektromyografi (EMG) adı verilen bir test istenir. Nöroloji veya fizik tedavi uzmanı tarafından yapılan testte sinir iletisinin hızı, sağlığı ve olası diğer sinir sıkışmaları incelenir.

 

[highlight]GEBELİKTE TEDAVİ NASIL OLUR?[/highlight]
Hastalığın tanısının konması ile birlikte karpal tüneldeki basıncın artmasını engelleyecek önlemler alınır. Gece kullanımı için verilen el bileği ateli, bileklerin bükülmesini engelleyerek basıncın artmasını önler. Günlük yaşam aktiviteleri değiştirilmeye çalışılır. Genellikle erken evrede bu önlemler yeterli olur. Şikâyetlerin geçmemesi durumunda kanal içindeki ödemin çözülmesi ve azaltılmasına yönelik girişimler uygulanır. Bu amaçla, bölgeye yapılan kortikosteroid (kortizon) enjeksiyonu (iğne) ödemi azaltabilir. Bu enjeksiyon gebelikte ve emzirme döneminde güvenle yapılabilir. Her beş hastadan dördünde kortizon enjeksiyonun ağrı, uyuşma ve karıncalanma hissini yeterli düzeyde azalttığı gözlenmiştir.
Başarısız olunan hastalarda cerrahi tedavi tek seçenektir. Rahatlatıcı bilgilerden birisi de gebelik sırasında veya doğum sonrası dönemde cerrahi müdahaleye nadir olarak gereksinim duyulmasıdır.

 

[highlight]CERRAHİ TEDAVİ NASIL BİR SÜREÇ İZLER[/highlight]
El cerrahisi uzmanı, muayene sonrası EMG tetkiki isteyebilir. Cerrahi müdahale genellikle bölgesel anestezi ile yapılır ve hasta aynı gün taburcu edilir (resim 2). Doktorunuz ile görüşmenizde özel koşullarınızdan bahsetmeniz (kronik hastalıklar, devamlı kullanılan ilaçlar vb) önemlidir. Cerrahi müdahale sonrası sargılar genellikle 5-7 gün arasında açılarak yaranın durumu kontrol edilir. Her hangi bir sıkıntı gözlenmiyor ise banyo yapmanızda bir sakınca olmaz. Bu sürenin sonunda nadiren fizik tedavi ve rehabilitasyon uygulamasına geçilebilir. Genel süreç uygulanan cerrahi müdahale ve bileğinizin durumuna göre değişkenlik gösterse de 3-6 hafta içinde günlük hayata dönüş beklenebilir.

Berna Yargıç

About the author

Berna 1982 ilkbaharında İzmit'te merhaba dedi dünyaya. Sevimli ve girişkendi belliydi bugünkü benliği adeta. Seyahat aşığı olan Berna işlerinden fırsat buldukça macera dolu yerlere kaçamaklar yapmaktadır. Seyahatin yanında yazmanın da onu mutlu ettiğini keşfettiği günden beri yazılarıyla sizlere keyif verip bilgilendirmektedir. Hayat kısa ama öğrenilecek bilgiler sonsuzdur...

{"email":"Email address invalid","url":"Website address invalid","required":"Required field missing"}


Kadinca.com
 ve KadincaMagazin.com domain isimleri ve web sitesi satılıktır.